|118 Görüntülenme|

Tiyatro Çeşitleri

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

GELENEKLİ TÜRK TİYATROSU

Zamanımızdan yaklaşık dört bin yıl önce Orta Asyada yaşayan Türk boyları vardı.Bu boyların yuğ, sığır şölen adı verilen törenlerde yaptıkları gösteriler Gelenekli Türk Tiyatrosunun  ilk örneklerindendi.Bu törenleri şamanlar yönetirdi.

 

         Zamanla içeriği genişleyen dinsel törenler geleneksel törenler heline gelir. Ergenekon Destanı’ndakidemir dövme törenine tüm boyların halkları katılır ve bu törenlerde büyük bir alan sahne olarak kullanılırdı. Ayrıca Dede Korkut Hikayeleri’ne göre kapuz ve ozan önemli unsurlardandı.Dine , destanlara, efsanelere dayalı olarak tiyatrolar dışında Orta Asyadaki  Türklerin tiyatro gelenekleri hakkında , Çin kaynaklarında çok kısıtlı bilgiler vardır.

 

11. yy. da İslamiyet’ in kabul edilmesiyle bu tiyatrodan uzak kalan Türkler daha çok gölge oyununa yöneldiler. Ayrıca kültür , yaşayış, inanış doğrultusunda Gelenekli Türk Tiyatrosu’ nu ortaya çıkardılar. Bu da kollara ayrılır.

 

KÖYLÜ TİYATROSU GELENEĞİ:

 

        Kırsal bölgelerde yapılan ve günlük olayları konu alan tiyatro geleneğidir. Bolluk , sevgi, savaş, kıskançlık konuları ele alınır. Oyuncular profesyonel değildir. İçinde kılık değiştirme , kişileştirme, maskeler de yer alır. Oyuncular doığaçlama da yapabilir.

 

HALK TİYATROSU GELENEĞİ:

 

        En yaygınları Meddahlık, Karagöz ve Orta Oyunu’ dur. Köylü Tiyatrosu Geleneğine göre daha sosyaldir. Oyuncular az çok profesyoneldir.  Doğaçlama yaydındır. Bu oyunlar şehirlerde belli sahne anlayışı içerisinde oynanır.

 

BATI TİYATROSU GELENEĞİ:

 

        Bu dönem Tanzimat’la başlar.Çeviriler, uygulamalar ve ilk denemeler kendini göstermiş  ve günümüze kadar olgunlaşarak gelmiştir.Günümüzde Devlet Tiyatrolari ve Özel Tiyatrolar bu geleneği sürdürmektedir.

 

MEDDAH:

 

         Övücü taklitler yapıp hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçıya Meddah denir.Türk insanının zekasını ve olayları karikatürize etme yeteneğinin büyük sanatlarından biridir.Meddah yüksekçe bir yerde oturur. Canlandırdığı kişilerin ağız özelliklerini taklit eder. Perde ,elbise, dekor ve oyuncular yoktur. B tiyatronun her şeyi o tek adamın zekasına bağlıdır. Meddahlar anlatacakları öyküye geçmeden önce “hah dostum hah ” der ve klasik beyitlerini söylerler.

 

“Söyledikçe sergüzeşti verir bezme letafet,

 Dinle imdi bade-i acizden has bir hikaye”

 

         Meddah kişilerin yanısıra doğadaki canlı ve cansız varlıkları da taklit eder. İki aracı vardır. Mendil ve sopa. Mendilden başlıklar yapar ve terini siler , sopayı tüfek , at gibivarlıklar yerine veya seyirciyi susturmak için kullanır.

 

        Bitişte özür diler ve oyundan çıkan sonucu söyler. Sonraki öykünü adına ve anlatacağı yeri söyler.

 

ORTA OYUNU:

 

       İzleyicilerle çevrili bir alan içinde oynanan, içinde müzik, dans bulunan doğaçlama bir oyundur.  Adı ilk kez bir bölgede 1834 yılında geçmiştir. Daha eski kaynaklar bu oyunu  meydan oyunu, taklit oyunu  gibi adlarla anmıştır.

 

      Oyunu oynandığı yuvarlşak alana palanga denir. Oyunun dekoru, yeni dünya denen parçadan ve dükkan denileb iki katlı bir kafesten oluşur. Yeni dünya, ev ,dükkan, iş yeri olarak kullanılır.

 

        Orta oyununun kişileri ve bölümleri Karagöz oyununa benzer. En önemli kişiler Kavuklu ve Pişekardır. Kavuklu Karagöz’ün, Pişekar ise Hacivat’ın karşılığıdır.Orta oyununun gülmece ögesi Karagöz oyununda olduğu gibi yanlış anlamalar, nükteler ve  güldürücü hareketlerdir.Ayrca farklı yörelerdeki insanların konuşmaları da taklit edilir , Orta OPyununda kadın kılığına girmiş erkeğe Zenne denir.    

 

 

          KARAGÖZ

 

           Karagöz bir gölge oyunudur.bu oyun deriden kesilen bir takım şekillerin arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perdeye yansıtılmasıyoluyla oynanır.

 

          Evliya Çelebi Karagöz ile Hacivatın Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat zamanında yaşadığını söyler. Halk arasındaysa bunların Orhan Bey zamanında Bursa’ da bir cami yapımında çalışmış işçiler olduğu ve ikisi arasındaki nükteli konuşmalar diğer işçileri oyaladığı için öldürüldükleri söylentisi yaygındır.

 

         Özellikle 17. yy. dan sonra yaygınlaşmış, 19. yy. da hayal oyunu diye anılmaya başlanmıştır. Karagöz oyunu halk kültürünün otak ürünüdür ve 19. yy.da yazıya geçirilmeye başlanmıştır.

 

        MODERN TÜRK TİYATROSU

 

        Bizde batılı anlamda tiyatro eserlerinin yazımı Tanzimat Dönemi’ nden sonra başlar. Bumum dışında İstanbul’da da tiyatro yaşamının olduğu tiyatro binalarının yapıldığı gözlenmiştir. 1869′ da Gedikpaşa Tiyatrosu ondan sonra da Tuluat Tiyatrosu kurulmuştur.

 

       Fakat batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz Şinasi’nin 1869’da  yazdığı bir perdelik komeddi olan Şair Evlenmesi’dir. Bu eser 1860’da ilk özel gazete olamn Tercüman-ı Ahval’ da bölüm bölüm yayınlanmıştır.Bu eserden önce yazılmış iki eserimiz  olmasına rağmen varlıkları geç farkedildiğinden Şair Evlenmesi ilk eser olarak kabul edilir.

 

        Tanzimat Dönemi’nin en etkili yazarları Namık Kemal ve Ahmet Vefik Paşa’dır. Fakat Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre oyunu sergilendikten sonra yapılan meşrudiyet yanlısı gösteriden dolayı N. Kemal , Magosa’ ya ve gösteride etkin rol oynayan Ahmet Vefik Paşa Rodos’a sürülmüştür.

 

2. Abdülhamit’ in tahta geçişiyle bu yazarlarımız İstanbul’ geri gelse de bu padişah zamanında getirilen monarşik yönetimden dolayı 2. Meşrudiyet’in ilanına kadar tiyatroda durgunluk görülür.

 

        MEŞRUDİYET DÖNEMİ TİYATROSU  

 

      Bu dönemin tiyatrosu  1860’da Şinasi’ nin,  Tercüman-ı Ahval gazetesinde “Devlete asker, vergi veren , devletin buyruklarını yerine getiren millet, devletin iyi mi kötü mü yönettiği hakkında düşündüklerini söyleme hakkına sahiptir.” demesiyle gelişme göstermiştir. Monarşi dönemi’nde durulmasına rağmen 2. Meşrudiyet’ le tiyatro çalışmaları hızlanır, yasaklı oyunlar oynanır ve tiyatro, topluma hizmet veren yarı resmi bir nitelik kazanır.

 

        SERVETİ FÜNUN ve FECR-İ ATİ DÖNEMİ TİYATROSU

 

      Serveti Fünun dönemi tam olarak monarşi dönemine denk geldiği ve sanatçıların sanat anlayışları nedeniyle tiyatroyla pek ilgilenmemişlerdir çünkü Ahmet Vefik Paşa görevinden alınmış hatta Ahmet Mithat’ın Çerkez Özderler adlı oyunundan sonra Gedikpaşa tiyatrosu yıkılmıştır. Buna rağmen Cenap Şahabeddin , Yalan ve Körebe oyunlarını Halit Ziya Uşaklıgil ise Kabus’ u yazar.

 

      Fecri Ati döneminde de tiyatro çalışmaları sönüktür.Konular bireysel yaşamla ilgilidir.Bu dönemde de Refik Halit Karatay, Yakub Kadri Karaosmanoğlu eserler vermiştir.

 

       MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ TİYATROSU

 

      Bu dönemde özel tiyatroların yanında 1914’de Darülbedayi’nin kuruluşu tiyatro gelişimi açısından önemlidir.Darülbedayi yani güzel sanatlar okulu; sanatçı yetiştirmek, tiyatro eğitimi verecek bir kurumdur, ayrıca okuma, telaffuz, dram edebiyat, dans gibi dersler de verilerek önemli tiyatro adamları yetiştirilir.

 

       Ünlü tiyatro adamımız Muhsin Ertuğrul’un Darülbedayi’ nin başına geçmesisonucu çağdaş tiyatronun da önü açılır.Ayrıca o güne kadar azınlıklardan oyuncu seçme geleneği de müslüman oyuncu Afife Jale ‘ nin sahneye çıkmasıyla bozulur.

 

       Bu dönemde eserlerde Türkçülük akımı ağır bassa da, savaş yılları olduğundan ekonomik sorunlar, karamsarlık, yılgınlık konuları da kendini gösterir.Ayrıca monarşiye eleştiriler, saray yaşamı,sosyal ve belgesel nitelikli eserler, sosyal ve ailevi dramlar, Türk Dünyası ve idealler ve yakın tarih de ilgi görür.

 

      Ahmet Nur Sekizinci ve Musahibzade  Celal bu dönemde sadece  tiyatro alanında eserler vermişdir.Bunun dışında Reşat Nuri Güntekin , Faruk Nafiz Çamlıbel, Halide Edip Adıvar ve Raif Necdet gibi yazarlar da tiyatro eserleri de vermiştir.   

 

      CUMHURİYET DÖNEMİ TİYATROSU

 

        Cumhuriyet ilanından günümüze kadar geçen zamana denir.Bu dönemde Türk Tiyatrosu kendi oyuncusunu, yazarını yetiştirir.Ankarada Devlet Konservatuarının da kurulmasıyla tiyatro halka açılır. Ancak bu açılımın şimdi yeterli olduğu söylenemez. Muhsin Ertuğrul bu dönemde de olumulu çabalarıyla tiyatronun her aşamasına öncülük etmiştir.

 

      Milli Edebiyat Dönemi yazarlarımızın bir kısmı bu dönemde de eserler vermiştir.

 

      Cumhuriyet Dönemi ve günümüz tiyatro eserlerinin oluşumuna baktığımızda her oyunu etiketleyip belli bir türe sokmak zordur. Modern trajedinin kahramanları artık krallar ,prensler değil, günlük hayattan göze batmayan insanlardır.Ayrıca dram türünün kapsamı da oldukça genişlemiştir.Bugünün oyun yazarları türlerin tarihsel özünü korumakla birlikte alışuılagelmiş türlerin yalnızca birinin  içinde yer almayan  oyunlar da yazabiliyor.

 

      Bu dönemde Faruk Nafiz Çamlıbel , Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman , Reşat Nuri Güntekin ise, Hülleci, Tanrı Dağı Ziyafeti, Balıkesir Muhasebecisi oyunlarıyla ilgi görür.

 

     Özetleyecek olursak Cumhuriyet Dönemi Tiyatromuzda her açıdan gelişmeler olmuştur. Bugün üniversitelerimizde tiyatro bölümleri kurulmuş, başarılı çalışmalar yapılmaktadır.

 

Yazar: İsmail Demir (465 Posts)

Matematik Öğretmeni


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir