|450 Görüntülenme|

Kelime Anlamı ve Örnek Sorular

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

SÖZCÜK (KELİME) ANLAMI
A) Sözcükte Anlam Değişmeleri ( Sözcükte Çok Anlamlılık)
→Gerçek Anlam: Kelimenin aklımıza gelen ilk anlamına denir.
Çocuk ağzını bir peçete ile sildi. Bütün gücüyle sırtına vurdu.
→Yan Anlam: Bir varlığın adının o varlığa benzeyenlere de verilmesine denir.
→Radyonun sesini biraz kısar mısın? Babam yine gözlerini kısmış bakıyordu. Lambayı kıs da uyuyalım. Zayıfladığından kemeri biraz daha kıstı.
→Bir saat ders çalışalım. Yeni aldığı saati herkese gösteriyor. Bu saatte orada kimse bulunmaz. Kahvaltı saatinde burada olun. Su saati yine patlamış.
Kapının kanatlarından biri açık kalmıştı.
1.Hangisinde “bulmak” kelimesi farklı anlamdadır?
A) Kristof Kolomb Amerika’yı buldu.
B) Roald Amundsen, Güney Kutbunu buldu.
C) Thomas Edison ampulü buldu.
D) Robert Koch, kendi adıyla anılan basili buldu.
E) Pierre Curie ve eşi radyumu buldu.

2. I. Bu roman bizi ortaçağ Avrupa’sına götürüyor.
II. Kardeşini bu akşam tiyatroya götürecekmiş.
III. Dinlediğim müzik beni yıllar öncesine götürdü.
IV. Ellerini, ağrıyan başına götürdü.
“götürmek” sözcüğünün aynı anlamda kullanıldığı iki cümle, aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
A)I. ve II. B)I. ve III. C)I. ve IV. D)II. ve III. E) III. ve IV.

→Mecaz Anlam:Bir kelimenin gerçek ve yan anlamlarından tamamen farklı bir anlamda kullanılmasıdır.
Evine bağlı bir adamdı. / Dünya büyük bir savaşın eşiğindeydi.

3.”Kıyıya dikine inen bu sokak gül kokuyor, hanımeli kokuyordu; ama insan kokmuyordu.” Cümlesindeki “insan kokmamak” sözü, gerçek anlamının dışında kullanılmıştır. Hangisinde benzer bir kullanım vardır?
A) Denizin yaratığı bu güzelliklerde göz nuru yoktu.
B) Yalılarda oturanların inceli kalınlı seslerini işitiyorduk.
C) Deniz küçük dalgalıydı, kıyılar sebze atıklarıyla doluydu.
D) Kıyı boyunca yürürken resimden, müzikten konuştuk.
E) Gezintiden dönenlerin neşelerine diyecek yoktu.
4a.Hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamının dışındadır?
A) Gelecek hafta bugün yine buluşalım, dedi.
B) Az sonra beyaz bir at üzerinde gelin göründü.
C) Çocuğunu uyutmak için odaya götürdü.
D) Bu boş sözleri dinlemekten bıkmıştı.
E) Akrabalarını görmek onlarla konuşmak istiyordu.

→Teşbih (Benzetme):Anlatıma canlılık vermek ve hayal değeri vermek için aralarında benzerlik bulunan iki varlıktan zayıfını kuvvetlisi gibi göstermeye denir. Teşbihte dört öğe bulunur: Benzeyen, Benzetilen, Benzetme Edatı, Benzetme Yönü
Kartal gibi yırtıcı bir kuştu. (Tam Benzetme)
Bu dil ağzımda annemin sütüdür. (Güzel Benzetme, Ana öğelerle)
*** “Sanki, benzemek, dönmek, andırmak, örnek, kadar” sözleri “-den eki” de benzetme edatı olabilir.
Türkiye’miz güzellikleriyle cenneti andırıyor.
→İstiare (Eğretileme):Teşbihin asıl öğelerinden biriyle yapılır.
Açık İstiare: Sadece benzetilenle yapılır. Örnek: İki kapılı bir handa / Yürüyorum gündüz gece.
Kapalı İstiare:Sadece benzeyenle yapılır. Örnek:Mor menevşe boynun eğmiş / Gül kızarmış hicabından
Kişileştirme (Teşhis):İnsan dışındaki varlıkları insan kişiliğinde gösterme sanatıdır. Örnek:Kaldırımlar, ıstırap çekenlerin annesi.
İntak (Konuşturma):İnsan dışındaki varlıkları konuşturma sanatı
Demişler kurda: Niye boynun kalın / Demiş: Kendi işimi kendim yaparım da ondan.
→Ad Aktarması: Bir sözün benzetme amacı gütmeden başka bir sözün yerine kullanılmasıdır.
Bir hilal uğruna Ya Rab ne güneşler batıyor. / Gemimiz nihayet Marmaris’e yanaştı. / Bizler Yahya Kemal’i okuyarak yetiştik.
Törende bütün kasaba toplanmıştı. / Bardağını bitir de sana biraz daha çay doldurayım. / Bozuk paraları cebine kağıtları cüzdanı koydu. / Çevremizi temiz tutup yeşili korumalıyız.
Düşük bir maaşla beş canı besliyor. / Komşu apartmana yandan giriliyor. / Buradan güneye inildikçe hava ısınır. / Rahmet yağmazsa ürünler iyi yetişemez. / Batı, bize ne zaman dost oldu ki.
→Benzetme Yoluyla Aktarma:Sınıfın tilkileri iyi bir tuzak kurmuş. Türk dünyasından bir çınar daha devrildi. / Dünyayı tozpembe görmekten vazgeç.
→Nitelik Aktarması:Çok yumuşak bir ses tonu vardı. / Bize çok sıcak davrandı. / Böyle soğuk şakaları hiç sevmem.

4b.”En iyisi, işi oluruna bırakmak; biraz geniş olunuz.” Cümlesindeki “geniş” sözcüğünün anlamına en yakın kullanım hangisinde vardır?
A) Bu konuda oldukça geniş bilgi sahibiydi.
B) Geniş bir soluk aldıktan sonra konuşmaya başladı.
C) Oldukça geniş bir dost çevresi vardı.
D) Geniş iş imkanları varken yine de çalışmamızdı.
E) Her olaydan kolayca etkilenmeyen geniş bir adamdı.

Yazar: İsmail Demir (465 Posts)

Matematik Öğretmeni


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir