|549 Görüntülenme|

CÜMLEDE ANLAM VE ANLATIM

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

A) CÜMLEDE ANLAM İLİŞKİSİ

Cümle anlamı ile anlamlarına göre cümleler karıştırılmamalıdır. Bunlar birbirinden çok farklı konulardır. Anlamlarına göre cümleler konusunda olumlu, olumsuz cümleler; soru, ünlem cümleleri vb. vardır.

Cümle anlamı, verilen bir cümlenin anlamını bulup ifade edebilmekle ilgilidir. Yani bir cümleyi aynı anlama gelecek şekilde biraz daha farklı olarak, birkaç değişik ya da yeni kelimeyle söyleyebilmek cümledeki anlamı bulmak demektir.

Cümle anlamında verilen bir cümlenin anlamca özdeşi, karşıtı veya yerine konulabilecek cümle sorulur. Bu konu için ata sözü ve deyimler de kullanılabilir.

Örnek
“Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız.” cümlesinin anlamca yerini tutabilecek uygun bir cümle:
Konuyu ayrıntılara inmeden işlemişsiniz.

Örnek
“Yazdıklarımda hep gerçeğe bağlı kalırım; çünkü ancak bu nitelikte bir yapıt yüzyıllar boyunca değerini koruyabilir.” cümlesine anlam bakımından en yakın cümle:
Beğenilen, kalıcı yapıtlar, her şeyi olduğu gibi yansıtanlardır.

Örnek
Kadınlar zayıftır, ama analar güçlüdür. = Analık kadına güç verir.

Verilen bir cümleyle ilgili soruyu cevaplamadan önce o cümlenin anlamını iyi kavramak gerekir. Bir anlamda cümlenin ana fikrini tespit etmek… Ancak bu arada kişisel duygu, düşünce ve bilgilerimizi göz ardı etmeliyiz.

Örnek
“Sanat, başını bağlatmadığı sürece baş üstünde taşınacaktır.” cümlesinin konusu sanatın özgür olması gerektiğidir. Dolayısıyla bu cümlenin en uygun karşılığı şöyle olabilir:
Sanatın yüceltilmesi, bir görüşün emrinde olmamasına bağlıdır.

Örnek
“Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.” Tolstoy

Bu sözün iki yönü vardır:

1.Kişinin insanlığı değiştirmek istemesi
2. Ama kendini değiştirmemesi

O hâlde bu sözü daha farklı şekillerde dile getirebiliriz:

İnsanlığı değiştirmek isteyenler önce kendilerini değiştirmelidirler.
İnsanlar kendilerini değiştirmeyi düşünmeden insanlığı değiştirmeye kalkışmaktadırlar.

Bu cümleden hareketle ve bu cümleyi destekleyen başka cümleler de kurabiliriz:

İnsanlar demek ki kendilerini beğenmekte, insanlığı beğenmemektedirler ki kendilerini değil de insanlığı değiştirmeyi düşünüyorlar.
İnsanlığı beğenmeyenler önce kendilerini değiştirmelidirler; belki kendilerini değiştirdiklerinden insanlık da değişmiş olacaktır.vb

Cümle anlamı konusunda şu hususlar gözden uzak tutulmamalı, bu konularla ilgili soruları cevaplandırırken öncelikle bu kavramların ne oldukları bilinmelidir:

beğenme,
çaresizlik,
değerlendirme,
duygulara yer verme,
duyguları karıştırmama,
eşitlik,
gözlem,
ihtimal,
kararsızlık,
karşılaştırma,
karşıtlık,
korku,
koşula bağlılık,
nedenini belirtme,
nesnellik,
olabilirlik,
olasılık,
öneri,
öznellik,
sevinç,
şaşırma,
tahmin,
takdir etme,
tanımlama,
telâş,
uyarma,
varsayım,
yakınma,
yorumlama,
zorunluluk

1) CÜMLEDE EŞ ANLAM

Aynı konuyu, aynı düşünceyi değişik kelimelerle ve söz dizimiyle anlatan cümlelerdir. Cümle hangi sözcüklerle ve nasıl kurulursa kurulsun, biz, verilen cümledeki düşünceyi aramalıyız. Bunun için o cümledeki anahtar sözcükleri doğru tespit etmek; ayrıca cümlede kullanılan edat ve bağlaçlara da dikkat etmek gerekir.

“Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız.” cümlesinin eş anlamlısı.
-Konuyu ayrıntılara girmeden işlemişsiniz.

2. CÜMLEDE YAKIN ANLAM
Anlatılmak istenen bir düşünce değişik biçimlerde ifade edilebilir. Bunu ifade ediş biçimi, içinde bulunulan durum, seslenilen kişi gibi birçok etkene göre değişir. Söyleyişleri farklı, anlatılmak istenenin aynı olduğu bu tür cümlelere yakın anlamlı cümleler denir.
“Hiçbir suçlu, kendi yargıçlığından kurtulamaz.”cümlesini biz aynı anlamı koruyacak şekilde farklı sözcüklerle oluşturabiliriz:
-Suçlular yaşamları boyunca kendilerini yargılar.
-Suç işleyen her insan bu suçu başkaları bilmese de bu suçun vicdanındaki baskısından kurtulamaz.

“Eskiden çok vakti yoktu, onun için uzun yazılar yazardı, şimdi vakti bol; daha kısa ve güzel yazılar yazıyor.”
-Kısa ve özlü yazmak için uzun zamana ihtiyaç vardır.

“Şiire yaşlı bir şair gibi başlamak, genç bir şair gibi onu sürdürmek gerekir.”
-Şiir, deneyim ve coşkunun ürünüdür. (?)

“Kimi genç şairler, şiirin kendileriyle başladığını, kimi yaşlı şairler ise şiirin kendileriyle bittiğini sanırlar.”
– Şairlerin genci de yaşlısı da şiirde güzelliğin ve başarının ölçüsünü kendi şiiriyle sınırlar.

3) NEDEN-SONUÇ İLİŞKİSİ

Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur. Birinci bölüm neden (sebep), ikinci bölüm ise sonuç bildirir. Bu tür sorularda eylemin hangi nedenle maydana geldiği bizim için önemlidir. Daha çok “için, -den, -diğinden, ile” gibi edatlarla sağlanır.

Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı.
Seni ziyaret edemedim, çünkü hastaydım.
Yağmurun yağmasıyla herkes içeri kaçıştı.
Yorgun olduğu için işi erken bıraktı.
Kazanamama korkusuyla gece gündüz çalışıyor.
Maddi imkansızlık yüzünden okuyamamış.
Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım.
Büyükbaba öldü, sonra üzüntüsünden büyükanne öldü.
Müdür, yaşlı adama ters ters baktı. Adamcağız utancından büzüldükçe büzüldü.
Saha çamur olduğu için maç ertelenmiş.
Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı
Şiddetli soğuklardan elleri ince ince yarılmıştı.

4) AMAÇ-SONUÇ İLİŞKİSİ
Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır. Bu tür cümlelerde de “için, diye, üzere” gibi edatlardan yararlanılır.

Öfkesini yenmek için dışarı çıktı.
Yoksulluktan kurtulmak için şehre göç etmiş.
Kardeşi iyileşsin diye Allah’a dua ediyor.
Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu.
Bu sıkıntılara sınavı kazanalım diye katlanıyoruz.
Yabancı dil öğrenmek için kursa gidiyor.

 

Devamı için lütfen 2. sayfaya geçiş yapın.

Yazar: İsmail Demir (465 Posts)

Matematik Öğretmeni


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir