Ulama

SES ULAMASI Türkçe’de ünlü ile başlayan sözcük kendinden önce gelen hecenin son ünsüzünü kendisine çeker, buna ulama denir. Yani ünsüzle biten bir sözcükten sonra, ünlüyle başlayan bir sözcük gelirse, bu iki sözcük bir birine ulanarak okunur: “Genç olmak ister isen elini çekmek olmaz işten.” Cümlesi şöyle okunur: Gen Çolma Kiste Rise Nelini çekme Kolma Zişten. Büyük harflerle yazılı olan hecelerde ulama vardır. Uyarı: Ulamanın olabilmesi için sözcükler arasında noktalama işaretlerinin…

13 Aralık 2017
Read More >>

İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı Soruları ve Cevap Anahtarları

16 Haziran 2017

5. Sınıf A Kitapçığı için tıklayınız. 5. Sınıf B Kitapçığı için tıklayınız. 6. Sınıf A Kitapçığı için tıklayınız. 6. Sınıf B Kitapçığı için tıklayınız. 7. Sınıf A Kitapçığı için tıklayınız. 7. Sınıf B Kitapçığı için tıklayınız. 9-10-11. Sınıf A Kitapçığı için tıklayınız. 9-10-11. Sınıf B Kitapçığı için tıklayınız. Hazırlık Sınıfı A Kitapçığı için tıklayınız. Hazırlık Sınıfı B Kitapçığı için tıklayınız. Bursluluk Sınav Sonuçları  ne zaman açıklanacak? Sınav sonuçları 18 Temmuz’da…

Read More >>

2016-2017 İkinci Dönem Teog Soru ve Cevapları

27 Nisan 2017

26 – 27 Nisan 2017 tarihinde yapılan TEOG 2 soru ve cevapları. TÜRKÇE DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.  MATEMATİK DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız. DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız. DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ (ERMENİ OKULLARI İÇİN) Soru Kitapçığı için tıklayınız. DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ (MUSEVİLİK) Soru Kitapçığı için tıklayınız. FEN BİLİMLERİ DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız. T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK…

Read More >>

Zarf – Bağlaç – Ünlem

Zarflar Fiillerin ,fiilimsilerin, sıfatların ve görevce kendine benzeyen sözcüklerin anlamlarını zaman, yer, yön, durum, miktar ve soru yoluyla tamamlayan, sınırlayan ya da derecelendiren sözcüklere zarf denir.   Adam hızlı hızlı yürüyordu.(Fiil) Çok çalışıp başarılı olacağım.(Fiilimsi) Pek büyük bir evi var.(Sıfat) Biz çok sık kavga ederiz.(Zarf)

23 Mart 2017
Read More >>

Zamirler

İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu kelimelerle bazı eklere zamir denir.   Ahmet’ten öğrendim   →        ondan öğrendim Kitabı gördün mü?     →        bunu gördün mü? Öğrenciler dışarı çıktı→        hepsi/herkes dışarı çıktı.   Zamirlerin Özellikleri   İsim soyludur. Bir ya da birden fazla ismin yerini tutarlar. Onları öğrenmek için de kullanılırlar. Anlamdan çok görev yönü ağır basar. İsimlerin yerini geçici olarak tutarlar. İsim çekim eklerini (hâl, iyelik, çoğul…

1 Kasım 2016
Read More >>

ZAMİRLER (ADILLAR)

  İsim olmadıkları hâlde isim gibi kullanılan, isimlerin yerini tutan kelimelere zamir denir. Zamirlerin özellikleri şunlardır: 1.Tek başına görev üstlenir. (Sen, biz, o…) 2.Sözü kısaltmaya yarar. 3.Çoğul biçimleri vardır. (Sizler…) 4.Hâl ekleri alır. 5.İyelik ekleri alır. (Benim, senin…) 6.Tamlama eklerini alır. (Benim evim) 7.Dolayısıyla cümlede isim gibi kullanılabilirler. 8..Zamirler cümlede “yüklem, özne, nesne, dolaylı tümleç” olabilir. Anlamdan çok görev yönü ağır basar. Cümlede tek başlarına görev üstlenebilirler.     Zamirler…

13 Ekim 2016
Read More >>

YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER

Bir cümlenin yüklemi ya çekimli bir fiil ya da ek-fiille çekimlenmiş bir isi olabilir. Buna göre yüklemin türü bakımından cümleler ikiye ayrılır: 1. Fiil Cümlesi Yüklemi çekimli bir fiil olan cümlelerdir. Bu fiil şahıs ve kip eki alarak çekimlenir. Türkçede (başka dillerde de) fiil cümlesi isim cümlesinden daha çok kullanılır. Annem dün sessizce odama girdi. Beni yine, yorgun gözlerimin önünden hiç ayrılmayan, bir gün bile elimden düşmeyen, parmaklarımın arasında ezilip…

13 Ekim 2016
Read More >>

Yazım Kuralları

Nasıl yazacağım? Yazmaya başlarken bunu sorarız kendi kendimize. Çok basit kurallar, iyi yazmanızı sağlar. En azından yazdıklarınızın iyi görünmesini, iyi okunmasını sağlar. Bu iyi okunma ve görünme, kuşkusuz içerikle ilgili değil. Burada kastedilen biçimsellik. Yazarken biçimle ilgili uymamız gereken belli başlı bazı kurallar var. Bunları şöyle sıralayabiliriz: BUNLARI YAPIN   Mutlaka sık sık paragraf yapın. Paragrafsız bir yazı upuzun ve ürkütücü bir duvara benzer. Böyle bir duvarı kimse görmek istemez….

10 Temmuz 2016
Read More >>

Yapım Ekleri

Yapım ekleri, mevcut kelimelerden (isim ve fiil köklerinden) farklı ve yeni anlamlı kelimeler türetmeye yarayan eklerdir.   Nesneleri karşılayan isimlerle hareketleri karşılayan fillerin kökleri farklıdır. Gel-(-mek,-dim, -miş…) Baba(-m, -lar, -dan)   Birbirine yakın olan nesne ve hareketlere ait kelimeler aynı kökten türeyen kelimelerdir. ¶ Bu bakımdan türemiş kelimelerin kökleriyle mutlaka bir anlam ilişkileri olmalıdır: baş, baş-la-, baş-ar-, baş-ar-ı sev-, sev-il-, sev-dir, sev-in, sev-inç, sev-gi göz, göz-lük, göz-cü, göz-cü-lük, göz-lük-çü-lük…  …

20 Haziran 2016
Read More >>

YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER

Cümleler, bildirdikleri yargı sayısına ve öğelerin yüklemle olan ilişkisine göre çeşitlere ayrılırlar. Cümlede bir ya da birden fazla yargı vardır. Başka bir deyişle birden fazla cümle bir araya gelip bir cümleymiş gibi görünebilir.   Bir ceylan gibi ürktü.                                     Tek yargı Sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı.        İki yargı   Bu tür cümlelerde bazı öğeler ortak olduğu gibi öğelerin tamamı farklı da olabilir. Bu cümleler birbirlerine bazı bağlaçlar yardımıyla bağlanabildiği gibi anlam bakımından…

19 Haziran 2016
Read More >>

SES BİLGİSİ

Ses ve Dil sesi   Genel anlamda kulağın duyabildiği titreşimlere ses denir. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşime dil sesi denir. Dil sesleri, konuşma organlarının (ağız, burun, boğaz boşluğu ve soluk borusu) uyumlu çalışmasıyla, anlamlı kelimeler oluşturacak biçimde meydana gelir.   Ses, dilin en küçük birimidir. Kelimelerin söylenip yazılması ses değerlerine bağlıdır.   Sesler, anlam ayırt edici özelliğe de sahiptir:   ad/at, od/ot, sac/saç, hac/haç, hala/hâlâ, dahi/dâhi  …

19 Haziran 2016
Read More >>

ÜNLEMLER

Sevinç, korku, heyecan, acıma, şaşma, öfke gibi duyguları coşkulu bir şekilde anlatan veya hitap (seslenme) gibi durumları belirten kelimelere ünlem denir. Bu kelimelerin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir.   Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir:   ASIL ÜNLEMLER   Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.   Seslenme Ünlemleri   Ey Türk Gençliği!                                   Hey! Biraz bakar…

18 Haziran 2016
Read More >>

Uyak (Kafiye) Çeşitleri

1-Yarım Uyak (Kafiye) :   Üstümüzden gelen boran kış gibi            ————— Şahin pençesinde yavru kuş gibi             ————— Seher sabahında rüya düş gibi                ————— Çağıta bağırta aldı dert beni                    —————   ‘gibi’ sözcüğü dörtlüğün ilk 3 mısraında yazılışları aynı,okunuşları aynı,görevleri aynı olduğundan REDİFTİR.Rediften önce gelen ses benzerlikleri ‘-ş’sesleridir.   Tanım: Mısra sonlarındaki ses benzerliği bir sesten meydana geliyorsa YARIM KAFİYEDİR.   2- Tam Uyak (Kafiye) :   On atlıya karar verdim…

18 Haziran 2016
Read More >>

Ünsüz Düşmesi

Daha ziyade “k” ünsüzüyle biten kelimelerden sonra –cık , -cik , -cak , -cek ekleri gelince “k” ünsüzü düşer :   Küçük-cük>küçücük Minik-cik>minicik Ufak-cık>ufacık Büyük-cük>büyücük Yumuşak-cık>yumuşacık Alçak-cık>alçacık Çabuk-cak>çabucak Alçak-l>alçalmak Yüksek-l>yükselmek Öpüş-cük>öpücük Gülüş-cük>gülücük   İstisna: Kulak-cık>kulakçık Kapak-cık>kapakçık     ÜNSÜZ DÜŞMESİ   Seslerin birbiriyle ilişkisi sırasında bazı ünsüzler düşer.“-cik” “-cek” küçültme ekleri “k” ünsüzüyle biten bir sözcüğe ulandığında “k” ünsüzü düşer:   Örnek:   Ufakcık                ufacık Küçükcük               küçücük Minikcik                minicik Büyükcek             …

5 Haziran 2016
Read More >>

ÜNSÜZ UYUMLARI

Türkçe’de sert ünsüzlerle biten (f,s,t,k,ç,ş,h,p) kelimelere getirilen eklerin başındaki c,d,g ünsüzleri sertleşir ve ç,t ve k olur. Süt-cü >Sütçü Taraf-dan>Taraftan Coş-gun>Coşkun   Not : Türkçe’de “b” ile başlayan ek yoktur.   1.Özel isimlerde de bu kural söz konusudur : Zonguldak –da>Zonguldak’ta Karabük-de>Karabük’te   2.Saat yazılışlarında da bu kural hükmünü yürütür : 5’de>5’te 13.00’de>13.00’te   3.Yabancı kelimelerde bu kural aranmaz: istikbal , işgal , meşgul,tekbir,teşbih…   4.Her kuralda olduğu gibi bu…

5 Haziran 2016
Read More >>

ÜNSÜZ TÜREMESİ ( KAYNAŞTIRMA )

Kural: Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana bulunmaz. Ünlü ile biten bir sözcüğe, ünlü ile başlayan bir ek getirilecek olursa araya ( n, s, ş, y ) kaynaştırma ünsüzlerinden biri girer. “Yaşasın” sözüyle hafızada kalması kolay olur.   Örnekler: Oda-n-ın kira-s-ı, su-y-un para-s-ı, iki-ş-er iki-ş-er oyna-y-ın…   Uyarı: Ad tamlamalarında kaynaştırma ünsüzü olarak “n” ve “s” kullanılır. “Su” ve “ne” sözcükleri bu duruma aykırıdır: Sınıfın kapı-s-ı, kapı-n-ın kolu, çeşme su-y-u,…

5 Haziran 2016
Read More >>

ÜNSÜZ İKİZLEŞMESİ

Kural: Yabancı kökenli sözcükler ile “etmek”, eylemek” yardımcı eylemleri bitişik yazıldıklarında ünsüzler ikizleşir:   Örmek:   His+et-                   Hisset- Hal+ol-                   Hallol- Zan+et-                  Zannet- Af+et-                    Affet- Red+ol-                  Reddol-… Uyarı: Bu şekilde hece sayısı artan Arapça ve Farsça sözcükler “etmek, olmak, eylemek” yardımcı eylemleriyle birleştiklerinde artan ünlülerini düşürürler ve bunların hece sayısında bir azalma olur:   Emir etti         emretti sabır eyledi      sabreyledi hapis oldu        hapsoldu akis etti                   aksetti…  …

5 Haziran 2016
Read More >>

Ünlü Düşmesi

İki heceli olup ikinci hecesinde dar bir ünlü (ı,i,u,ü) bulunan kelimeler  ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında kelimenin ikinci hecesindeki dar ünlü düşer. Meydana gelen bu ses olayına “hece düşmesi” denir. Türkçe’de her ünlü aynı zamanda bir hece oluşturduğu için ünlü düşünce hece de düşmüş olur .Bundan dolayı hece düşmesine ünlü düşmesi denir.   1.İki heceli olup da ikinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı organ ve akraba adlarında: ağız-a>ağza                                                        burun-a>burna beyin-e>beyne                                                  …

30 Mayıs 2016
Read More >>

ÜNLÜ TÜREMESİ

Kimi sözcüklerin küçültülmesi, ya da pekiştirilmesi sırasında fazladan bir ünlü türeyebilir. Türkçe’de ünsüzle biten bir sözcük, yine ünsüzle başlayan bir ek aldığında araya “ı, i, u, ü” kaynaştırma ünlülerinden biri girebilir:   Örnek:   Azcık az-ı-cık, darcık dar-a-cık, sapsağlam sap-a-sağlam(her iki sözcükte kullanılır.), bircik bir-i-cik, gülcük gül-ü-cük, öpcük öp-ü-cük, gel-i-yor, koş-u-yor, al-ı-yor…   Uyarı: Sırsıklam sır-ıl-sıklam, çırçıplak çır-ıl-çıplak sözcüklerinde iki ses türemiştir.   Kelimenin orijinalinde bulunmadığı halde sözcüğe ek getirilince…

30 Mayıs 2016
Read More >>

ÜNLÜ DARALMASI

Düz-geniş (a, e) ünlülerinden sonra gelen “-yor” eki, bu ünlüleri daraltarak (ı, i, u, ü)ye dönüştürür: Gelme-yor gelmiyor, alma-yor almıyor, gözle-yor gözlüyor, topla-yor topluyor, oyna-yor oynuyor, söyle-yor söylüyor, de-yor diyor, ye-yor yiyor, kayna-yor kaynıyor…   Uyarı: Kaynaştırma ünsüzlerinden “y”, kendinden önceki (a, e) ünlülerini konuşmada daraltır; ama bu durum yazıda gösterilmez:   DOĞRU YAZIMI YANLIŞ YAZIMI Gelmeyen gelmiyen almayan almıyan ağlayan ağlıyan söyleyen söyliyen   Gözle-yor>gözlüyor                                           sakla-yor>saklıyor“-a,e” ünlüleriyle biten kelimelere…

30 Mayıs 2016
Read More >>

ÜNLÜ AŞINMASI

Ünlü ile biten bir sözcük, ünlü ile başlayan bir sözcükle birleşirse, ünlülerden biri düşer: Ne için niçin, ne asıl nasıl, kahve altı kahvaltı, cuma ertesi Cumartesi…   Uyarılar:   Kimi zaman araya “y” kaynaştırma ünsüzü girer ve ikinci sözcüğün başındaki ünlü düşer: Ne ise neyise neyse, öyle ise öyleyise öyleyse, şöyle ise şöyleise şöyleyse… Kimi bileşiklerde iki ünlü yan yana gelmesine karşın düşme gerçekleşmez: Anneanne (doğru) annanne (yanlış), babaanne (doğru)…

30 Mayıs 2016
Read More >>

TÜRKÇEDE BİRLEŞİK FİİLLER VE ANLAM KAYMALARI

Bu yazıda üzerinde duracağımız konu Türkiye Türkçesinde birleşik fiiller ve anlam kaymalarıdır. Bir gramer konusu üzerinde yazmak, okuyuculara bir edebiyat konusu, bir edebî eser veya ilgi çekici başka bir güncel konuyu izlemek kadar zevk vermeyebilir. Ancak, gramerin, dilin kuru bir kurallar bütünü olarak değil de şekilden anlama uzanan çok yönlü ilişkilerin, dil ile düşünce arasındaki sağlam bağlantının, dilin anlatım gücündeki enginlik, zenginlik ve güzelliğin, konuşma ve yazma sanatındaki yaratıcılık ve…

25 Nisan 2016
Read More >>